İnsanoğlunun yarım kalmışlıklara tahammülü yok.Hep bir tamamlama- tamamlanma hissi ve arayışı içersindeyiz. Fark etmesek de daima bütüne doğru yol alıyoruz .
Eğer yarım kalmış bir davanız, bir sevdanız, bir arayışınız, bir hayaliniz varsa, sanmayınız ki, hayat size bunu unutturacak. Bilinmeyene duyduğunuz tutku ve yine bilinmeyene bağladığınız umut asla bırakmayacak peşinizi.
Yıllara, yollara, insanlara güvenmeyin. Hiçbiri yarım bıraktığınız işinizi tamamlamanıza yardımcı olmayacak. Çivi çiviyi bu durumda sökmeyecek.
Kormasaydım da deneseydim, susmasaydım da söyleseydim, durmasaydım da gitseydim diyeceksiniz. Diyeceksiniz zira, merak duygusu insanın içine bir yerleşti mi gitmek nedir bilmez. Ve hayatta hiçbir şey bir soru işaretiyle yaşamak kadar yormaz insanı. İnsan zihni ve kalbi için soru işaretleri ızdıraptır. Sadece ızdırap..
Zamanla bir türlü kurtulamadığınız yarımlar, sığınaklarınız olmaya başlar.
Örneğin evliyseniz yarım kalan sevdanızı hatırlayıp, "keşkeler diyarı"na yolculuğa çıkarsınız .Her tökezlemenizde hayalinizdeki yarım kalan aşka sarılırsınız. Ulaşamadığınız sevgili, en güzel sevgilidir. Bundan bir saniye bile kuşku duymazsınız. Aslında haklısınızdır. Zira bahsettiğiniz, arzuladığınız, özleminde olduğunuz kanlı canlı biri değil hayalinizdir.Umduğunuzdur. Umudunuzdur.
Siz yarım kalmışlıklarınıza koca koca anlamlar yüklediğinizi ancak ve ancak yarım kalmış işlerinizi tamamladığınızda fark edersiniz. Ne zaman ki ulaşamadığınız sevgilinize ulaşır, ne zaman ki gidemediğiniz yere varır, ne zaman ki görmek istediğiniz rüyanın içine uyanırsınız. İşte o zaman gerçeğe ulaşırsınız. İşte o zaman tamamlanırsınız. İşte o zaman hayatla barışırsınız.
Not: Yazılanların bilimsel alt yapısı olduğunu önemle belirtiyorum =)
"İnsan zihninin yarım kalmışlıklara tahammülü olmaması" hadisesi, Gestalt yaklaşımı ile açıklanabiliyor.
27 Kasım 2009 Cuma
Bu Yazı Yarım Kalmışlıklar Üstüne
Etiketler:
serbest atış
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder