
Hayatın zorlu, travmatik durumlarından biridir “geçiş dönemleri”nin bir türlü geçmek bilmemesi. Uzadıkça uzayan, kişiyi aidiyet duygusundan uzak kılarak derin dehlizlere atan, bu melun zaman dilimleri, sarsar adamı. Hem de ne sarsmak.
Çocukluktan ergenliğe geçiş vardır örneğin. İlk travma burada başlar. An gelir kıyafet almaya gittiğiniz mağazada, ne çocuk reyonunda size uygun kıyafet bulabilirsiniz, ne büyük reyonunda. Garip bir durumdasınızdır artık. Kimliğiniz aranmaktadır adeta.
Bir diğer sert geçiş dönemi olarak, üniversiteye giriş ve sonrası anılabilir mesela. Bu da sancılı hem de çok sancılı bir dönemdir. Yurdun dört bir köşesinden gelen renkli kişiliklerle, “gökkuşağı” olmak üzere yola çıkarsınız. Heyecanlısınızdır. Zordasınızdır.
Sıra gök kuşağının bitiminde bulunan altın dolu kazanı bulma işine geldiğinde ise bünyede kıyametler kopmaya başlar. Hiçbir şey eskisi gibi değildir artık. Ne çocukluk kalmıştır elinizde, ne ömür boyu yapmayı bildiğiniz tek iş olan öğrencilik. Arkadaşlarınız yaprak misali dağılıvermiştir. Büyük bir telaştır elde avuçta kalan.
Hayat, tüm heybetiyle karşınızda dururken, sizi de bir korku kaplamıştır. Ait olmak istersiniz. Varlığınızı anlamlı kılacak bir ömür istersiniz. Bir sabah uyanmak istersiniz, hayalini kurduğunuz resmin tam içinde.
Oysa karanlıktır her yer. El yordamıyla yol alırsınız. Bitsin ve geçsin istersiniz bu zaman. Bir yerden “tutunmak istersiniz”. Tutunamayanlara inat ! Ve içten içe hep bilirsiniz aslında bu da geçecek, bu da geçecek…
14 Kasım 2009 Cumartesi
BU DA GEÇER YA HU
Etiketler:
serbest atış
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

2 yorum:
Zamansız içgeçiriyorum bende geçen günlere sen gibi! Dönemsel geçişler bazen zor oluyor tabiricaizse koyuyor insana. Mevsimin değişmesi bile etkiliyor, aslında insan kırılgan zamanlarında peşine takıp kendi getiriyor karamsarlığı.
''bu da geçecek''
Yüreğine sağlık güzel bir yazıydı,
SEvgiler...
Çooook teşekkür ediyorum =)
Yorum Gönder