...kalplerinizden kaçtım hep, varıp gittim en karanlıklara..
dinlerken müziği, çıplak sesi, insanı dinlerken..pek çok soru var kafamda..pek çok soru işareti..hiç birinin cevabı yok... belki, belki hepsi cevaplı ama cevap gizli..
Hiç bir zaman bilemeyecek olmak, gerçeği bilmemek iyi bir şey olabilir mi ki?
Sorular cevaplansa..Soru sormayı devam ettirir mi insan? Merak kaybolursa hayatın tadı kalır mı?
En iyisi şu an sonlansın..bu soru- cevap trafiği..
İnsana gelelim biz..Olamadığımız insana. Özlediğimiz insana..
Kalabalıklar arasında nasıl bu kadar yalnızız..Nasıl böylesine ısrarla ıssız kalabiliyoruz.
Nasıl ve ne çok yalanlar söylüyoruz birbirimize. En yakınlarımızdan bile gizliyoruz kendimizi. Maskelerin altında siperdeyiz hepimiz.
Ve herkes yaralı, yaralı tepeden tırnağa..
Güvenemeyeceğiz hiç bir zaman karşımızdakine..Kendimize güvenmiyoruz çünkü..
Biz saklanmayı biliyoruz sadece duvarlar ardına..
Yüksek, nemli, ağlama duvarlarımız var bizim..
Tırnaklarımızı etimize geçire geçire..Kan revan içinde yaşıyoruz işte..
İnanmayın gülümseyen yüzlere..Hangimiz sevgiliden ayrıyken gerçekten gülümseyebiliriz ki..
Burası değil vatan. Burası değil vatanımız. Biz gurbettekiyiz..Sılaya ve sevgiliye hasret..
9 Ocak 2011 Pazar
gece görüşü
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder