28 Şubat 2010 Pazar
26 Şubat 2010 Cuma
GİDİŞ
Senin gözlerin benim gerçeğim
(sendeki telaşa onlarla inandım)
bakmıyor bana,benden uzakta
Aramızdaki mesafede gerilen
bir teli inletiyorum seninle
sesi ben duyuyorum tek,
birşey duyduğu yok kimsenin
benden başka.
Bir hülyanın hatırasında
kasıp kavuruyorum kendimi
diyorlar ki, hayat yalandır,
aşk da.
Nasıl inanırım,o;
olmak istemiş de olmamış
bir yarım nefes gibi şuramda.
Sana dokunamayacak kadar
ürkek kalmış olduğum bu mesafeden
dön/erken sen
önce ayaklarının gerçekliğine inandır beni,
İnanmak istesem de
senin gidişin yalandır bende.
(Birhan Keskin)
21 Şubat 2010 Pazar
HAŞMETLİ SUAL
Modern hayat ve hikmet yan yana gelebilir mi?
İç içe geçebilir mi?
Mümkün mü bu?
Yoksa hiç umut yok mu?
Esas mesele budur.
Meselem...
(Haşmet Babaoğlu)
18 Şubat 2010 Perşembe
GÜNAH ÇIKARMA
Kalmak, zamanın bir köşesinde öyle asılı
Ve aynı zamanın diğer köşesinde hiç durmadan sonsuza uzanmak
Korkular büyütmek ellerinle arka bahçede
Ve kafası dumanlı cengâver olup, başına dikilmek o bahçenin
Kahkahalarla gözyaşlarını aynı cepte saklamak
Yalnız unutmayı hayal ederken
Çırpınmak deli deli, unutulmamak uğruna
Siyaha gizlemek ruhunu
Gökkuşağı kollarındayken
Gidememek
Duramamak
Susamamak
Konuşamamak
Olmak
Olamamak
Araf...
İşte işte
İşte durum
Bu.
13 Şubat 2010 Cumartesi
ÇOCUKLUK TORTUSU
Sokakta yakalamaç oynadığımız günlerden mi yadigar
Bu kaçıp kovalamaca?
O zamanın sevinç kahkalarından artakalanlar mı
Bu gözyaşları?
Ve sen hep benden büyük olduğun için mi
Gözümde büyük kaldın?
GÖZÜN GÖRMEDİĞİ "YOK" DEĞİLDİR
Severim seni.
Senle/ sensiz hiç fark etmez.
Sadece severim.
..
Severim seni.
Zamanın en geniş haliyle severim.
Dün/ bugün/ yarın ...
..
Severim seni
Kuşatmak için dört bir yanını
Tariflere, kalıplara sığmayan seni
Varlığın tüm halleriyle severim.
12 Şubat 2010 Cuma
11 Şubat 2010 Perşembe
BU BİR SIRDIR!
“Muhabbet sonlanmaz, sırlanır.” dediler. Dediler de ne iyi ettiler. Derdim dillendi sanki. Meğer buymuş anlatamadığım.
Sen şimdi yoksun ya. Hani hiç olmayacaksın ya bir daha. Yokluğun, “yok” olduğun manasına gelmiyor. İşte bu da sırra dâhil.
Sırladık sevgili, sırladık. Göz görmese de, tek bir söz söylenmese de sır var oldukça, “biz”de varız!!!
4 Şubat 2010 Perşembe
KANAMALAR
size,
bu odanın alacakaranlığından,
okyanusundan, beni boğan dalgalarından,
tenimde kalan tuzundan ve
yastıklarda kuruyan gözyaşından
hiç bahsetmedim.
size,
nasılsın diyerek başlayan telefonlarınıza
(garip, tuhaf aslında)
beyaz bembeyaz tabiatımla
'iyiyim' diyorum.
yani aslında korkuyorum
bütün bunlar kıyamet
bütün bunlar cinnet
bütün bunlar cinayet demeye
bir daha düzeltilemeyecek sözler
söylemeye korkuyorum.
telefonla birlikte ışığı da kapatıp
bol şanslar deyişiniz, şanslar deyişiniz, deyişiniz
çınlarken içimde,
bunun beni ne kadar kırdığından
hiç bahsetmedim.
bahsetmediğim çok şey var daha
yaz çiçekleri, cam çiçekleri ölüyor
akşamın altını, gümüşe dönüyor
bunlar da önemli elbette
en az,
bana ihaneti öğrettiğiniz
bana kanatlarımı bıraktırdığınız kadar.
(Birhan Keskin)


