21 Ağustos 2009 Cuma

PARDON, BAKAR MISINIZ?

"Pardon, bakar mısınız ?
Tanışmış mıydık ?
Sevmiş miydim ben sizi hiç ?
Sevişmiş miydik?

Pardon daha önce konuşmuş muyduk ?
Yürüyüp çıkmazlarda yorulmuş muyduk ?
...
Pardon bakar mısınız ?
Adınız neydi sizin ?
Baş harfini gögsüme
Yazmıs olabilirim

Pardon daha önce nerdeydiniz ?
Geçtiginiz yollara düşmüş olabilirim

Yüzünüz ne kadar da aşina !
Avucumun içine alıp öpmüş olabilirim

Gözünüz öyle uzak bakmasa
Sizi tanıdıgıma yemin ederim
..."

Diyor, Sezen Aksu
Ve sözün bittiği yerde müzik başlıyor
Öyle bir müzik ki, bitmesin istiyor insan

Bir zamanlar aşk hastalığına yakalanmışlığınız varsa,
Ve bünyeniz artık bu hastalığa karşı, gerekli antikoru üretmeyi öğrenmişse,
Tatlı bir kırgınlıkla atlatabiliyorsanız olan biteni
Sezen'in Pardon'uyla büyük bir keyfe davetlisiniz.
"Zamanın ve mekanın ötesine geçme garantili" bir davet bu.

Not: Zamanın ve mekanın ötesine geçemeyenlere, bizi kandırdın diyenlere, müjdeler olsun, siz aşk hastalığına yakalanmayanlardansınız!


Leia Mais…

17 Ağustos 2009 Pazartesi

MANİFESTO

Kaypak sevdalarınız,
Sahte duygularınız,
Ve siz.
Uzak durun lütfen !
Arkanıza bile bakmayın,
Gidin.
Yaptığınız en büyük "adamlık" bu olur.

Eminim siz böyle olsun istemezdiniz.
Ama oldu! -Tam da hiç istemediğiniz gibi-

Leia Mais…

UĞUR

Hayallerimin en manalı portresi, ışığını kaybetti.
Karanlıklardayım.
Seni uğurlamanın uğurunu taşıyorum şimdilerde...

Leia Mais…

KANGREN

Yavaş yavaş değildi kanıma girişin.
Ve yine hiç yavaş olmadı,
O kangrenli parçanın benden kesilip atılışı.

Leia Mais…

Sözün Özü

Rüzgar nereden eserse ben orada olacağım. Tüm limanlara eyvallah'ım var !

Leia Mais…

10 Ağustos 2009 Pazartesi

Artık Aşk da Reklam Kuşağına Dahil !


Aşk , bir reklam kampanyası haline gelebilir mi? Reklamcılık, sahiden bu denli hayatın içinde midir? İnsan, en iyi reklamı kendisi için mi yapar? Günümüzde "aşk" kendini reklamın şefkatli, reklamcının haşin kollarına mı bırakmıştır ?

Bu soruların gündemimizi meşgul etmesinin elbet haklı bir nedeni var. Gün geçmiyor ki 'feysbuk' tarzı sosyal paylaşım sitelerinde -yani "umuma açık dijital mekan"larda- "Aşk" adlı bir albüme, özel bir klasöre rastlamayalım.

"Aşk" adlı özel albümlerde çiftlerimizin ele ele, kol kola, göz göze... çekilmiş fotoğraflarına bir tıkla ulaşmamız mümkün. Bu özel fotoğraf kareleri gerçekten de göz yaşartıyor çoğu zaman(!) Albümlerin isimleri de fotoğraflar kadar özenle seçiliyor. "Bunun adı aşk", "Adı aşk olsun" bazen de bütün ihtişamını üç harfe sığdırmayı başararak sadece "Aşk" adlı dosyalarda top special !(çok özel) olarak yayınlanıyor bu kareler.İyi de bunların top secret ! (çok gizli) olması gerekmez mi? Alem-i cihana gösterip onay alımı da ne demek oluyor? Bu fotoğrafların altına döşenen Allah saadetinizi bozmasın, aman da ne güzelsiniz, maaşaallahhh, darısı başıma vs. sözler duymak, tepkiler almak için mi her şey? Yahut bir ispat çabası mı bu? Yoksa bir reklam kampanyası mı?
Aşk böyle kare kare yakalanabilir mi? Dile dökülemezken gözle görülebilir mi?
Sadece iki kişinin ÖZEL'i -mahremi- olan şeyler böyle çarşaf çarşaf yayınlanabilir mi? Samimiyet bu işin neresindedir? Aşk ne zaman bu kadar ucuzlamıştır? Ve
reklam kuşağına dahil olmuştur? Soralım. Sorgulayalım!


Not: Pek çok "aşk" adlı albümün,bir kaç ay içersinde çöp kutusuna atılması hadisesi de dikkatlerden kaçmaması gereken önemli bir husus tabi. Sorgulamanın haklılığını ispatlıyor sanki.

Leia Mais…

7 Ağustos 2009 Cuma

Leia Mais…

Ey Dil

Ey Dil,
Hiçbir şeyden çekmedim senden çektiğim kadar
Acıydın, tatlıydın, kemdin, uğurluydun
Kimi zaman yılan çıkartırdın delikten
Kimi zaman kaçacak delik aratırdın
Başlar kestirirdin, yüzler güldürürdün
Adam dediğin dil’inden sorulurdu
Ya dillere destan olurdu,
Ya dillere rüsva!

Leia Mais…

5 Ağustos 2009 Çarşamba

Sözün Özü

'Yalnız işsiz olanlar değil, daha iyi işler yapabilecek olanlar da başıboştur.'
Sokrat

Leia Mais…

2 Ağustos 2009 Pazar

TÜMEVARIM

Muhasebe defteri tamam.
Tüme vardım,
Ben tam anlamıyla var’dım.

Leia Mais…